28 Aralık 2013 Cumartesi

Olmazsa Olmaz KIRMIZI Elbise

  Bence bir kız çocuğunun hangi yaşta olursa olsun bir kırmızı elbisesi ve kırmızı ayakkabısı olmalı.Sanki çocuk olmak bu demekmiş gibi.Balon gibi bir şey yani..Hatta her yaşta olsun mümkünse..İlerde çocukluk günleri ile ilgili hatırlayacağı güzel bir detay olsun.Mesela ben kırmızı ayakkabılarımı (her ne kadar ortopedik olanlarını tiksininceye kadar giymek zorunda kalsam da) veya kırmızı elbisemi hatırladığımda veya fotoğraflarda gördüğümde onların o zamanlar benim için ne kadar değerli,vazgeçilmez olduğunu ve beni o zamanlar nasıl da heyecanlandırdığını dün gibi hatırlarım.. Nil de bu elbisesini her defasında çevresindekilere göstere göstere havalara zıplaya zıplaya giyiyor.Genetik sanırım:)


GeL Keyfim gel

Sütüm olsun başka bir şey istemem..

Nil in Lugatı


  Unutmadan en sık tercüme ettiğim komikleri not alayım istedim...

Arkadaş:  atikaka
Emzik: em
Ayakkabı: ka
Otur: otuy
Uğur böceği: Uuuur böciiiiiii
Dogumgünü: nooomnünü
Tuana:  Nunana
Gül:   dül
Uyku: neen neeen
Alkış:  atiişşşş
Top:  gool
Yıldız. aaadide
Şapka:  bakka
Araba:   aannnn
Korktum:  dottuuum
Yumurta :   gagga



Oyun onuyom!!

 Nil napıyosun?
Oyun onuyyooom..
   Bu aralar pek dillendi kendisi..Hemen hemen bütün dediklerimizi tekrar etmeye başladı.İstekler emir kipleriyle birleştirildi.Anne oku,git,aç,koy,yıka..Uzun süredir kitabındaki nesneler,hayvanlar,araçlar da çok ilgisini çekiyor.Kitabı bitirdik diyebilirim.Abajur kelimesini çok net söyleyemese de ben sorduğumda sekmeden gösterir.Bazen de ben ona sorarım o dilinin döndüğünce artık..
   Tamamlama kartlarını dün temin ettim.Acaba sarmaz mı diye korkmuştum ama başarıyla tamamlıyor ve eğleniyor.Tamamladıktan sonra soruyorum oldu mu diye oldu .ko ko de kenara ayırıyoruz.
   Parka gitmek herkes gibi bizim de en sevdiklerimizden.Hele birde top havuzu varsa dadından yenmez.Bilmiş kızım eğlenirken öğrenenlerden anne vavi diye o top gösterilir,eğlenceye devam edilir.
   Renkleri de yavaş yavaş öğreniyor sanırım.Bir gün dışarı çıkarken eşime Nil e mavi ayakkabılarını giydirir misin diye seslenmiştim.Bunu duyan Nil ayakkabılarının arasından mavi olanı almış babasına veriyor.Baba vavi vavi diye.Sonra sen misin isteyen diğer renkler için de çalışmalara başladık.Kulelerimizin renklerinden aynı olanları birbirinin içine atarak bir eğlence daha bulduk.
 Evcilik oyunu için ona birde bebek arabası aldım.Uyutmaya bayıldığı bebeklerini gezdirsin diye.Çantası da koluna....




15 Kasım 2013 Cuma

Oooo 18 aylık oldumm

 Nasıl girsem bilemedim.Uzun zaman yazmayınca böyle oluyor sanırım.Zaman geçiyor Nil durmuyor.Hızına yetişmek zor.Bence kocaman oldu.Çünkü artık ne söylesem anlıyor.Beni yine hiiç üzmüyor.Bu ayın en güzel sürprizi ise nazarım değmesin itiraz etmeden yiyor.Çiğnemeyi,kendi başına yemeyi,çerez kıtırdamayı 'onun tabiriyle çıtıy çıtıy..'öğrendi.Dili açıldı,kendini ifade etmeye başladı.Canı sıkılınca ona aldığım daha doğrusu Ayça teyzesinin aldığı önceleri pek merak sarmadığı sonra rafa kaldırdığım kitapları oku oku diye yanıma getirmeye başladı.Bebeklerini nenn nenn yaptırmacalar.Anaaane ve dedesine kur yapmalar,Nigar çok öpmeye başlayınca didaar didaaar diye isyan etmeler dadından yenmeyen yanları.Kalabalık olsun ,herkes birarada olsun,sohbet muhabbet olsun bizimki de ortada şebeklik yapsın,değmeyin keyfine.Üst komşumuzun kızına Emine diye seslenmesi,ay lav yuuuuu diye dudaklarını öpülesi moda getirmesi ise bizi mest eden çok güzel hareketlerinden en gözdeleri.Yolda onunla yürümek,gezinmek ise mesele.Çünkü insanlara laf atmaktan abi,abla,hav hav, miyav ,bebe demekten,ben de onu beklerken işte direkten hallice...  Hadi kızım ,evet kızım,hay allah nerden çıktım dışarıya kızım,hadi bak orada da bir sürü var onlardan,gel gidelim şeklinde geziye başka atraksiyonlar ekleme çabası ile meseleyi çözen,vicdan azaplı çalışan anne...
    Bu arada ne anne var ne baba.Dül  ve memet..Arada çok işi düşerse bana anne der ama Mehmet iyice kanka artık..Komik bir şey görsün,sabah yatağında sıkılsın başlar düül düül.Bak yada gel dercesine..Veya gezmeye çıkacağını anlayınca üstümü değiştirmeme bile fırsat vermeden dizlerime sarılıp düül düül sen bir harikasın dercesine:)


  Tabi ki yeni edindiği hafif sinir katsayımı arttıran yanları da var.Mesela çok sakin geçen,hatta doktorumuzun takdirini kazandığımız rutin kontroller artık ufaktan sıkıntılı anlar yaşatacak kıvamda.Ama onun da var bir sebebi.Geçen ay hastalanınca en yakın doktorda alınca soluğu başka doktorun elleri pek açmadı Nili.Doktorumuz Aşkın ın doktor olduğunu böylece anladı.Artık ona da tedbirli yaklaşıyor uyanık.
   Sonra nerden açtıysam öğretmenler odasında Nil in üstünü örtmediğinden şikayet edince,yatağının üstüne battaniye ört rahat edersin tavsiyesiyle yeni bir gece hayatına merhaba dedim.Nil o gece uyandı ve o türbe gibi gerdiğim battaniyeden korktu ve yatağına bi süre giremedi.Geceler anlamını yitirmesin diye ben de onu yatağıma almak zorunda kaldım malum ertesi gün...Şu ara fena değil sanırım yavaş yavaş unutuyor türbe kabusunu.
  Yaptığımız diger rutinlere gelirsek.Günde bir damacana süt versen banamısın demez.Ama bir kez öğle uykusundan bir kez de gece uykusundan önce süt süt.süt süt ikilemesi ile beyin hücrelerimi azaltan tekrarlarını minumuma indiriyoruz.Gece süt  aktivitemizi ise bu ay itibariyle bitirmiş durumdayız.Plak SÜT SÜT.SÜT SÜT demeye başlayınca annecim bitmiş diyorum o da tamam deyip uykusuna devam ediyor.Belki iştahımızı buna borçluyum kim bilir.
  Şimdi ilk hedefim emzik ama biraz beklemem lazım sanırım şu aralar ona ve onu kullanan herkese aşık.EM aşağı EM yukarı.Sanırım biraz geç kaldım.Unuttum onu çocuğun ağzında.)
   





14 Eylül 2013 Cumartesi

Geldi güzün ayları gevşer gözüm yayları

 Ve maalesef eylül ayının gelmesiyle ki biraz geç kalaydı iyiydi,benim depresif ruh halim başlar.Nedenini bilmem ama hep bir çekinmişliğim vardır bu mevsimden.Ne idüğü belli olmayan sessiz  bi havası vardır.Bütün günleri pazar günü gibi sessiz hissederim.Sıcak desen değil soğuk hiç değil.Geçiş işte,arada kalmış.Üstüne üstlük okul açılır zaten tatil bitmiştir.Bu sene

Teyzesinin kuzusu

  Teyze anne yarısıdır diye boşuna dememişler zaar:) Ama bizimkisi yarımdan biraz fazla..2 gün görmese delirir saldırır çocuğuma.Kısmi Nilkolik denebilir.O da benim gibi karşılıksız bakar,tad alır,üşenmez, gezdirir,yedirir.içirir.Son olarak sevgisini,sevgilisini geçicide olsa kazımış koluna..Ama sevgimiz kocamaan ailemiz baki kalsın ömrün boyunca..Kızım gör bunları teyzenin değerini bil.Onun gardolabına sahip çık:)


9 Eylül 2013 Pazartesi

Su kuşu sezonu kapatıyor..

    Nil in suya olan sevgisini,bir avuç su ile bile yaşadığı mutluluğu bir kavanoz nutella bana yaşatmaz diye düşünüyorum.Ama gel gelelim her güzel şeyin bir sonu var.Bu kış Nil ne yapacak kendine nasıl bir eğlence bulacak çok merak etmekteyim.Son yaz tatilimiz olan Fethiye gezimizde otelin havuzunda bu son kareleri de resmetmek istedim..Çığlıklarını siz de duyuyormusunuz:))
           
o dudaklar morarıncaya kadar cıp cıp


yüzebilirim kiiiiii:)


22 Ağustos 2013 Perşembe

Böyle tatil olmaz

    E hani ben 2 ay tatildim..Oooh yan gelip yatacaktım.Öğretmen olmak vardı hani.Kendimi yukarıdaki pamuk prenses gibi hissediyorum. Prensesdim  dimi ben bir zamanlar:).Hayatımda yatıp dinlenemediğim tek tatilim diyebilirim.Geçen sene Nil bebekken bile daha verimli bir tatil geçirmiştim.Şimdi arkasında önünde koşturmaktan,vicdan yapıp denize,havuza,parka götürmekten harap ve bitap düştüm.Her sabah pardon sabahın körü kahvaltısı(yiyecek mi yoksa tükürecek mi sorunsalı ile birlikte)uyudu uyandı ne yedirsem,o uyumadan arkadaşıma sabah kahvesine bile gidemezken kii evin işlerini bir kenara koyup anlatmıyorum bile ,e böyleyken de tatil baayaaa bi anlamlı oldu.Hatta bence anlamını yitirdi.Şu günlerde sıkça düşünür oldum,sadece kendinle ilgilenmek nasıl bir duyguydu...aynaya bakmak,boş boş oturup oje sürmek beğenmeyip silmek,arkadaşlarla plan yapıp gezmek,istediğin makyajı yapmak,saçına istediğin modeli vermek,hangi filmi izlesem diye düşünmek veya mağaza mağaza gezip nerede ne var bakmak.Şimdi ise tarzıma en uygun olan mağazaya girip,onlar yapmıştır benim için bir şeyler deyip aranmak bir lüks .Aslında yapabilirim yine de evet yine yapabilirim belki ama sanırım kafam bütün bunlara hükmetmek yerine Nil i düşünüyor daha çok..Onsuz bir yerlere gidiyorum kendimi dinleyeyim biraz diye eski tadı olmuyor:) Ya anne olmak böyle bir şey yani kendini ikinci plana koymak,ya ben beceremiyorum eşit dağılımı organize etmeyi..toyum diyelim..Veya artık yeni hayatıma alışsam ve kanıksasam iyi olacak..
İç ses :  yuh alışamadın mı daha?
cevap:   yaa 30 yıllık geçmişini silemiyor insan..:)
iç ses :  gezip tozduklarına,yan gelip yattıklarına,öğleye kadar uyuduklarına say:)
cevap  :  tamam:(sindim)
     Ve yola devam edilir....

18 Ağustos 2013 Pazar

Sakız Adası (Chios)


 Öncelikle sakız adasına nasıl gittiğimizle ilgili bilgi vermek isterim.Biz bu konuda Ertürk turizimden yardım aldık.Kapı vizelerimizi,feribot biletlerimizi,kalacağımız oteli bizim seçimimizle organize ettiler.Biz burdan sadece ücreti ve gerekli evrakları gönderdik.Oldukça kolay oldu diyebilirim.Chandris Otel de konaklamamızı yaptık.Limana taksi ile 3 dk falan.Manzarası ise harika,temiz,güler yüzlü personeli olan oldukça rahat edebileceğiniz bir otel.Taksiye binerken ada bize kendisini tanıttı diyebilirim.4 yetişkin 2 bebek ve 2 kocamman bavul 3 adet minik bavul ile bizi taksisine alan ve sığdırmaya çalışan taksici bey insanlığın ölmediğini  hatırlattı.Böyle bir tavrı buralarda görmek imkansız bence.İki taksi daha çok para demek çünkü.Biz mahçup bir tavırla hala iki taksi için ısrar ederken üstelik.Neyse iyiliksever taksiciden ayrılıp odamıza ulaşıyoruz.
                                                İşte odamızın balkonundan bir fotoğraf..
Yukarıda resimdeki plaj ise volkanik taşların oluşturduğu Emporeıos bölgesinde bulunan Mavra voila plajı.Plajdaki siyah taşlar denizin içinde de devam ediyor ve denize siyah bir görüntü veriyor.Denizin temizliğini anlatmaya gerek bile duymuyorum.Cennetten bir köşe.Fakat kendim bir akdenizli olduğum için denizini biraz soğuk buldum.O yüzden Nil de daha çok kumda oynamayı tercih etti.Buraya gelmeden önce yol üstünde yemeğinizi yiyebileceğiniz daha doğrusu ziyafet çekebileceğiniz çok güzel tavernalar mevcut.Biz Marias Garden ı tercih ettik.İyi ki etmişiz çünkü bebekler için çorba sorduk yok dediler ama Maria bize hemen şimdi yapabileceğini söyledi ve harika bir şehriyeli domates çorbası yaptı.Ayrıca şirin dekorasyonu ile  poz vermeyi ihmal etmedim.Bizim menümüzde ise balık yoktu,yani tercih etmedik.Mezeleri ve deniz ürünleri zaten sizi oldukça tatminediyor. Beraberinde uzo ile tabiki..Mastello peyniri adanın ünlüleri arasında.Diğer bir değişle saganaki yani sahanda kızarabilen anlamına geliyor.Bence hellim peynirine çok benziyor.İkisine de bayılırım.Ve hemen söyleyeyim fiyatlar gayet uygun.Aşağıdaki foto da mastello peynirli salata,içinde kuru domates var ki enfesto:) Birde sarımsak ezmeli sos kalamarla müthiş ikili..
   Bu arada biz 3 aile gittik 1 ailede araba vardı.Taksi tutarız veya araba kiralarız demiştik ama taksi ücreti saati 20 euro idi.Ve sanırım bayram dolayısıyla kiralanacak hiç araba kalmamıştı.Biz de beraber bir arabaya tıkışmaya karar verdik.Benim tavsiyem ben her yeri doya doya gezeceğim diyorsanız kesinlikle arabanız ile gelin.Ehliyetiniz  için ufak bir işlem yaptırmayı unutmayın tabi.
Gezilebilecek köyleri arasında biz önce Pirgi ye daha sonra Mesta ya gittik.İkisi de gerçekten görülmeye değer değişik yapıları olan farklı yerleşimler.Siyah beyaz işlemeli evleri  ile nam salan Pirgi den bir kaç fotoğraf
Ve eğer bu adaya yolunuz düşerse mutlaka ama mutlaka gitmeniz gereken yer merkezde bulunan  Hotsaz restaurant.Sakın rezervasyonsuz gitmeyin tabi.Her tür yemeği ile meşhur bir yer diyebilirim.Masamızın fotoğrafını maalesef Nil ile ilgilenmekten çekemedim.Ama final için yaptıkları sürprizi Nil uyuduğu için çekebildim.ta ta ta taaaammmm

Kısacası gidilesi,gezilesi güzel bir yer.Dönüşte sakız likörü,sakız reçeli,mastello peyniri ve uzo ile geri dönebileceğiniz.Çocuğunuzla rahatlıkla gezebileceğiniz,sizi yormayan,lezzetli mezeleri olan tavernaları ve Türkiye ye göre daha uygun fiyatları ile sizi düşündürmeyecek,sıcak kanlı insanların bulunduğu bir ada Chios. 
Ve gezimizden bir kaç fotoğraf daha....
Çocuklarımıza hep kocalarımız baktı:)))


Adanın kuzularıııı...

Taş evleri ,labirent sokakları ve kuş yuvası ile gerçek bir köy MESTA
                                     

























Bebeklerde diş lekeleri

   Aslında bu konuda bilgilendirilmiştim ama sanırım çok ciddiye almadım.Demir ilacını verirken ki 9.ayda bıraktım herhangi bir gıdaya karıştırmadım.Dişlere leke yapar dediler ama baktım yapmıyor devam ettim.Bir arkadaşımın bebeğinde sararma yapmıştı.Herhangi bir sararma olmadı diye pek endişe etmedim.Garip bir şekilde sonradan dişlerinin üzerinde siyah noktacıklar oluştu.Başlangıçta çürük sandım.Dişlerini fırçalamaya başladım artmasın diye ama çürük değil dedi doktorumuz.Demir ilacından kaynaklanan lekeler dedi.Önceleri yoktu dedim ama sonrada oluşabilirmiş,geçmezmiş.Demir fazlalığından olan bir şey mi acaba, fazla demir vermekten mi oldu diye sordum.Hayır ilgisi yok dedi.Ama yeni çıkan sıfır dişinin birinin iç tarafında yine gördüm o lekeden.Yani tekrar bir daha sormayı düşünüyorum.Umarım artmadan bir son bulur bu lekeler...

6 Ağustos 2013 Salı

15.ayından inciler:)

 Geçen hafta Nil in 15.ay doktor buluşması vardı.Çok şükür her şey iyiydi.1 aydır ara ara devam eden ishali hakkındaki sorularımı rafa kaldırmak zorunda kaldım çünkü gitmeden 1 hafta önce bitti.Meğer kuzumun üst azıları çıkmış ondanmış.alt azılarda yolda.9775 gr ve 80 cm boy ile yola devam:)Doktorumuz boyu ortalamanın üstünde gelişimi iyi kilonun sınırın biraz altında olmasını da önemsemeyin dedi.Sen bu çocuğa 3 öğün baklava versen de gelişim eğrisine göre kilo almaz dedi.Gerçekten de öyle.Tamam iştahsız ama beslenmiyor diyemem.Neyse doktorumuz Nil i çok beğendi.Emmeyi bırakmak istemesi ve diğer tavır ve hareketlerinden onun artık bebeklikten erken çıktığını,yaşıtlarına göre daha olgun ve ileri tepkiler verdiğini söyledi.Şu gelişim dergileri vs.gibi yayınlar yerine ise birebir drama yoluyla oyun oynamaya daha yatkın bir çocuk olduğunu söyledi.(ki bence de öyle)
15.ayında Nil:
  Senin adın ne: DİL
  Nasılsın:EYİİİ
  Dede nerde:Ditttiii
  Top nerde :Attımm ditti
E tabi işi düşünce anne baba diyor.
Tv olayımız hala yok.O yüzden şanslıyız.
Göbeğini açıp kendi kendini gıdıklayan neşeli bir çocuk
Öğle uykusuna artık kendisi yatıyor.Yatağında debelenerek uyumak istiyor.Ben bir şey yapmadım tamamen kendi isteği.
Akşam uykusunda ise arada sallıyoruz.
Gece 1 kez su içmeye kalkıyor.
Üstünü kesinlikle örtmüyor.Kışın ne yapacağım bilmiyorum.
Ağzında ne var bakayım dediğimde dilini çıkarıp maymun oluyor:)
Her akşam üstü belli saatte kapıya gidip aaddi istiyor.
Tehlikeli şeyleri biliyor.Hayır dediğimde beni hiç kırmıyor.Çünkü ben de hayır kelimesini çok kullanmıyorum.İstediği gibi davranabiliyor özgür kızım evde.
Kendi yaşıtlarına çok sevecen.Çocuklara ve çocuk sesine aşırı duyarlı.
Sabah kalkınca müzik kutusuna koşup müzik açıp dans ediyor.
En önemlisi kendisi oyun kurup tek başına oynayabiliyor.
Doktorumuz günde 1 bardak günlük süt içebilir dedi.Süte çok alışmasını ve öğünün önüne geçmesini de istemiyor.
Balığı hala yemiyor.Çıtır hamsiyi deneyeceğiz birde doktor tavsiyesi ile:)
Çamaşır asarken bana mandal verip yardım ediyor.
Bu aralar bisiklet çılgınlığı başladı.Sokakta çocukların bisikletlerine yapışıyor.Acil bisiklet alınacak:)
Abur cubur ile daha tanıştırmadım paketli yediği tek şey bebe bisküvisi ve çubuk.
   Bakalım yarın Sakız adasına tatile gidiyoruz umarım kuzuyla güzel sorunsuz bir şekilde gidip geliriz.Tabi tatilde kızım da yalnız değil..Peren ve Bartu da bizimle olacak.


1 Ağustos 2013 Perşembe

Çıralıda Tatil denince akla...

    3 senedir her yaz düzenli olarak gittiğimiz ve dönerken güçlük çektiğimiz mekandır Çıralı Narçiçeği.İşletmeci Ufuk abi ve ailesinin de size eşlik edeceği bu sıcak ortamda gerçekten kendinizi evinizde hissediyorsunuz..Çünkü onların evi de sizin konaklayacağınız şirin odanıza komşu.Artık bence onlar da işletmecilikten çıkıp her yıl gelen müdavimlerini yani dostlarını ağırlıyorlar.Çocuklu ailelerin fazlasıyla rahat edebileceği Narçiçeğine giderken biz 6 odanın hepsini 6 aile kapatırız ve mekanın tadını fazlasıyla çıkarırız her yıl.
   Geçen sene gittiğimizde Nil 4 aylıktı.Ön odayı ben almıştım,akşam sohbet arasında odaya ulaşımım kolay olsun diye bu sene ise arka odayı tercih ettik,sık uyanmaları azaldı diye.Telsizle zaten her şey kontrol altında.Nil bu sene de mis gibi uyudu.
  Kısacası bu taraflara yolunuz düşerse,tertemiz bir deniz,tertemiz mis gibi size evinizi aratmayacak çarşaflarda uyuyabileceğiniz,yeşillikler içindeki hamağınızda, bir dağın eteğinde sesten uzak bir kaç gün geçirmek isterseniz.Ben kefilim gidin:))

                                                                       
                                      
                 
                                      
                                      
                        


31 Temmuz 2013 Çarşamba

Anne sütüne veda

    Ben isterdim ki Nil 2 yaşına kadar yada en az 18 ay emsin.Hatta bunun için  strese girdiğim günler çok olmuştur.Bir gün emmesin yada az emsin dert ederdim kendime acaba bırakacak mı diye..Nadir zamanlardır hatırladığım, meme,mama desin.Zaten uzun zamandır tek göğsümü emiyordu diğerini bıraktı.Açıkçası bana da ters geliyordu.Sonra geceleri emmek istemedi,gündüzleri de işi oyuna döktü.Isırmaya başladı.Benim canım acıyıp çektikçe bunu keyifli, komik bir oyun gibi algıladı.Unutur dedim unutmadı .Acaba dedim süt yok ondan mı ısırıyor.Ama vardı.Ben ne istersem isteyeyim,o kendi isteği ile 14 ay emdi.Daha da istemedi.Üzülmedim desem yalan olur.Ama vicdanım rahat..Sonra geceleri mama almayı da reddetti şimdi sadece 1 kez uyanıp su içiyor uykucu..
  Şunu anladım ki kuralları veya kendi ile ilgili kararları sen değil o veriyor...

30 Temmuz 2013 Salı

Deniz,güneş,kum ve Nil

Biraz geçte olsa bu yazın tadını çıkardığımız bir kaç fotoğrafı da koymayı borç bilirim.Nil tam bir su kuşu saatlerce bıkmadan usanmadan su ile oynayabilir,kumda vakit geçirebilir.Kime çekmiş diye merak etmiyor onu fazlasıyla anlayabiliyorum..
  Denize götüremediğim zamanlar için  çözümümüz de hazır ve nazır balkon keyfi şişme havuz:))
  Çok yakında kısmetse Sakız adası tatilimiz ve fotoğraflarımız gelecek..





Pek ciddi Nil..

     Pasaportu için çektirdiğimiz şu fotoğrafa bakınca ne oluyor ya okula mı yazdıracağız yoksa diye içimden geçirdim..Sanki büyümüş, kocaman abla gibi çıkmış fındık.Açıkçası korkarak gitmiştim acaba durur mu çektirebilirmiyiz diye ama gülme krizine girdim.Sanki 40 yıldır vesikalık çektiriyormuş gibi yerinden bile kıpırdamadan kameraya baktı çıt bile demedi yaa.Zaten fotoğraftaki yüz ifadesinde de olayın ciddiyeti anlaşılır durumda:)) Maymunum benimm..


Aslan Bartuu:)

Geçenlerde Bartu(abisi diyelim,aralarında tam 1 yaş var..) Nil i ziyarete geldi.Beraber pek güzel vakit geçirdiler.Bartu nun sabrı sayesinde de pek iyi geçindiler.Nil yolmaya çalışsa da abisini,onun üstün abisin sen sabrı ile kazasız belasız atlattılar ilk buluşmayı:))
  Hatta o kadar abiydi ki su bile içirdi kızıma:))Aslan Bartuuuu:)

iç abisi 

gel gel indirelim kitaplığı

Artık kendim haaamlıyorum..

  Ama yemek istemiyorum...Malesef Nil in hala yemekle arası düzelmedi..Bütün gün aç dolaşabilir.Ama susuz asla.Açlığını bir kaç lokma ile gidersin yeter.Koca 3 ay içinde eminim hiç kilo almadı ..Bakalım 15. ay kontrolümüzde ak koyun kara koyun belli olacak.
  Bugün yine bin bir oyunla yemeğini yedirmeye çalışırken tavşanına yedirmesi için kaşığı eline verdim.Çok güzel bir şekilde tutup yoğurt aldı ve ağzına götürdü.Hem de dökmeden..Aynı pratik tutuşu sağ eliyle yapamadı..Sanırım solak olacak..Bebekliğinden de ufak tahminlerimiz oluyordu ama değişir demiştim,belki yine değişir.Tabi ben de kuzuyu aferim ve alkış yağmuruna tuttum:)
  Umarım bu olay yemek yemeyi sevdirir kuzuma...Günlük menüsünü veriyorum..
Sabah:  menemen,2 tane zeytin,1 dilim kaşar peyniri,arada tahin pekmez,yerse 2 lokma ekmek
Öğle: tarhana veya mercimek çorbası ,yoğurt,itiraz ederse muzlu yoğurt
İkindi:bisküvi şeftali ezmesi,üzüm veya birkaç lokma kurabiye
Akşam:En zorlandığım menü köfteyi tek başına yemez yoğurdun içinde kaybolacak.Aslında üst azıları göründü daha rahat yer diye düşünürken...(toplam diş sayısı 9)makarna ise zorlanmadığım tek menü..Eliyle pek güzel indirir mideye..Hayırlısıı:)))




22 Mayıs 2013 Çarşamba

Ayıp Ayıp..

Bu aralar Nilin dünyasında başkasının malı pek değerli..Geçenlerde Derine de yaptı aynı şeyi..İkisinin eline de birer parça elma verdim.Bizimki gitti sessizce aldı kızın elinden elmayı..Bir kendininkinden kemiriyor,bir Derininkinden..
   Bu son olayı kuzen fufu fotoğraflamış..Kendi emziğini yere tükürüp kaptığı gibi Hanzade nin emziğini ağzına götürmüş..Baktı emzik bağlı kaçamıyor.cok cok cok orada emmeye devam etmiş:))


Hanzademiz